fbpx
şişli escort bakırköy escort halkalı escort

liseli porno

Ali ÇETİNKAYA: Virüslü günlerden sonra; dur bakalım ne olacak!!!

2019’ un Aralık ayında Çin’ in Wuhan bölgesinde bir salgın hastalık baş gösterdi. Yapılan tetkiklerde hastalığa Korona tipi bir virüsün sebep olduğu anlaşıldı. 19. defa mutasyona uğrayıp, aşırı bulaşıcı ve ölümcül bir hal aldığından Covid- 19 dediler. Kısa sürede Dünya’ya yayıldı. Türkiye’ de ilk Korona virüs ölümünün gerçekleştiğinde tarihler 11 Mart 2020’ yi gösteriyordu. 6 Mart’ ta tedbir olarak okullarda eğitime ara verildi. Akabinde bazı iş yerlerinin ve toplu insan barındıran mekanlar kapatıldı. Camilerde cemaatle namaz kılmanın da bulaşıyı arttıracağından camiler de cemaate geçici olarak kapatıldı. Sonraki zaman diliminde tecrübe edildikçe, önce 65 yaş üstü insanlarımızın riskli grupta olduğu görülünce onlara sokağa çıkma yasağı getirildi. Peşinden en hareketli grup olan 20 yaş altı grubun virüsü taşıyıcı rolü fark edildi, onlara da sokağa çıkma kısıtlaması getirildi.

Bu arada vakalar artmağa, ölümler çoğalmağa devam ederken 31 ilde halkın tamamının sokağa çıkma kısıtlamasına gidildi. Sağlık ordumuz hastanelerde cansiperhane mücadele verirken, onların aralarından da kayıplar başladı. Şu günlerde Dünya yı esir alan bu amansız salgın hastalığa sebep olan Korona Covid-19 virüsü ile mücadele sürüyor. Devleti yönetenler ve halkımız mücadelenin yanı sıra tedbirleri arttırırken, yapılan uygulamaların kimi olumlu sonuçlar meydana getirirken, kimi tedbirler, yapılan uygulamaların ve işlerin eleştiriye maruz kaldığı bir gerçek.

Ölüm vakaları günde 127 li rakamları gördükten sonra alınan tedbirler ve verilen mücadele sonucunda inişe geçti. Tabi ki hastalık ve yoğun bakıma ihtiyaç duyan hastaların da , bulaşı oranının da düşüşe geçtiği şu günlerde bir ikinci dalga şoku yaşanmaz ise, her ne kadar ölümlere üzülsek de azaltarak, yok edilmeye doğru götürdüğümüz salgınla toplu mücadelede son rakamlar 1482 yeni hastalık vakası, 48 vefat eden insanımızın yanı sıra günde iyileşen hasta sayısının 3412 gibi bir rakama ulaşması, toplamda 3689 vefat sayısına rağmen bizi ümitlendirirken, bu salgın hastalığı yeneceğimiz fikri ağır basıyor artık.

100 yıl önceki İspanyol nezlesinden sonra görülen en büyük salgın hastalık corona virüs covid-19 belasından, hem dünya, hem ülkemiz insanı, verdiği bu büyük mücadele sonunda elbette kutulacak. Bakalım salgın hastalık sonrası ortaya hangi sonuçlar çıkacak?

Dünya tarihinde buna benzer çok sayıda salgın hastalık yaşandı. Milyonlarca insan bu salgın hastalıklarda hayatını kaybetti. Bunlardan birisi de 1347-1351 yılları arasında Avrupa yı etkisi altına alan “KARA VEBA” salgınıydı.

“Black Death” yani “KARA VEBA SALGINI” 14. yy. ın ortasında zirve yapmış ve Avrupa tarihinin en büyük felaketlerinden birisi olmuştur. Avrupa nüfusunun % 30 ile % 60’ının ölümüne yol açmıştır.

Bir çok insan canlarını sokakta vermiş, cenazeleri kiliseye para karşılığında götürülmüş, ölüler boş bulunan ilk mezara gömülmüştür. Hastalığa yakalananlar yüksek ateş ve şiddetli titremelerden dolayı bu titremelere “ÖLÜM DANSI” ismi takılmıştır. Ne zaman, kimin öleceği belli olmayan toplumda yaşanan korku, kargaşa düzeni alt üst etmiş, insanlar çok yakınlarını, hatta çocuklarını dahi terk ederek yerleşim yerlerini boşaltmışlardır. Hastalığa yakalanmayanların tek umudu ise bulındukları yerden bir an önce kaçmak olmuştur.

Sokaklarda çürüyen cesetler, kurbanların siyah çürükleri, şişmiş bedenleri ve kilise ibadet yeri olmaktan çıkıp, temiz bir buluşma yeri, temiz bir ev görevi de üstlenmiş o günlerde.

Tam böyle bir dönemde Floransa’ da Santa Maria Norella Kilisesi’ nde yas giysileri içinde bekleyen yedi kadın, kendi aralarında konuşarak hayatta kalma arzusuyla şehri terk etmek istiyorlar. Yanlarında kiliseye giren üç genç erkeği de yanlarına alarak Floransa ‘ ya iki mil kadar uzaklıktaki bir kır evine kaçarlar.

Kendi aralarında kararlaştırdıkları üzere her gün aralarından biri kral yada kraliçe olup, günü o yönetiyor. 10 gün boyunca eğlence, yeme-içme ve yaşadıkları bir çok fantezinin yanı sıra, her biri her gün bir hikaye anlatır. On gün sonunda oluşan , yaşam, eğlence, dans, kahkaha içinde erotik hikayelerin de bulunduğu 100 hikaye çıkar ortaya. Bu hikayeleri “hiçbir şey yaşam gücünü yok edemez” diyen İtalyan yazar Boccaccio, akıcı ve gerçekçi, bir o kadar da müstehcen üslubuyla kaleme alır bu hikayeleri. “DEKAMERON HİKAYELERİ” adını verdiği bu hikayeler bu gün bile okuyucunun kimilerinin fantezilerini, kiminin kahkahalarını süslüyor. 14. asırdaki “KARA VEBA SALGINI”ndan günümüze kalanlar arasında Dekameron Hikayeleri nin yanı sıra;

1665 yılındaki veba salgınında hastalığa yakalanmamak için evine kapanan İSAAC NEVTON ise bilimsel deneyler yapıyor. Evinde geçirdiği karantina günlerinde. Yaptığı bilimsel çalışmalar sonucunda optik ve yerçekimi kanununu keşfediyor. Ayrıca matemetiksel analizin giriş kısmı olan “kalkülüs”ü icat ediyor.

Bir de bakalım normal hayata döndüğümüzde, maske fiyaskosu, iki saat kala sokağa çıkma yasağında yaşanan kargaşa, maskeli İstanbul kanal ihalesi, bazı belediyelerin engellenen yardımkampanyaları ve karantina günlerine ait geyikler ile “dekameron hikayeleri”ne benzer hikayeler mi? Yoksa tıp biliminde yeni buluşlar, bilimde yeni icatlar, sanatta yeni yaklaşımlari, müzükte unutulmaz besteler, resimde şaheser tablolar ve zanaat te kalıcı eserler mi? geride kalacak. Hayatta kalmayı başarabilirsek hep birlikte göreceğiz.

ALİ ÇETİNKAYA

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı