SON DAKİKA

Geyve Gundem | Geyve'de Doğru Haberin Adresi

Taraklı’ da Bir Masa

Taraklı’ da Bir Masa
Bu haber 10 Temmuz 2017 - 11:31 'de eklendi ve 239 görüntülendi kez görüntülendi.

DINGILDAK MASA

Şirin Taraklı, Ertuğrul Gazi döneminde Osmanlı Beyliğinin Selçuklu Devleti’ne yarı bağımlı olduğu yıllarda (1289-1293) fethedilmiştir. Tarihi süreçte önemli konumlarda bulunan Taraklı, son yıllarda bir reklam filminde Mümkünlü Kasabası adıyla gündeme geldi.

Anadolu’nun en eski Türk beldelerinden biri olan Taraklı’ da termal zenginlik de ayrı bir güzellik. Hatta Osmanlı döneminde bugünkü Paşalar Köyü’nün bulunduğu yerde bir Termal tedavi merkezi yapılmış. Burada üst düze subaylar yani paşalar tedavi görebiliyormuş. Paşalar Köyü de adını buradan almış. Bu köyde, o zamanki tedavi merkezinin tarihi kalıntıları hala mevcuttur. Bir başka özelliği de Türk mimarisi ile yapılmış evler. Geçtiğimiz yıllarda ciddi bir restorasyon çalışması ile bu evler tekrar hayata döndürüldü.

Yöresel birçok ürününün yanı sıra bir yöresel ürünü de UHUD adındaki tatlı. Dünyada sadece Taraklı bölgesinde bilinen bu tatlı hiç şeker kullanılmadan, çimlendirilmiş buğday ve su ile yapılıyor. Çok emek isteyen bu ürün, şeker hastaları tarafından da yenilebiliyor.

Yavuz Sultan Selim zamanında Yunus Paşa tarafından yaptırılan, Yunus Paşa Camii’ de dimdik ayakta hala hizmet vermektedir.

Adını şimşir ağacından yapılan taraktan alan ve hala şimşir tarak, kaşık ve ağaç oymacılığının sürdürüldüğü bu güzel ilçemiz, dünyanın az sayıda SAKİN ŞEHİR (Cittaslow) ünvanına sahip şehirlerden biridir.

Daha birçok güzelliğe sahip Taraklının insanları da bir başka güzel ve hoşgörülüdür. Sürdürülen birçok geleneğin yanı sıra, YALAZA (Taraklı Yalazası) vardır ki bu günlerde aynı adla filmi çekiliyor.

Taraklı’ ya özgü şaka mı desek? Espri mi desek? Bunu film bitince izleyenler öğrenecek. Ama bir de masa var ki, Taraklı’ da marka olmuş. Yaklaşık 24 yıllık bir geçmişi olan bu masa, dertlilerin dertleştiği, aşıkların söyleştiği, planların yapıldığı, fikirlerin sunulduğu, yörenin ve yöre dışından bir çok güzel inanın oturup konuştuğu, çayını yudumladığı bir masa.

Adı, DINGILDAK MASA!

Masa, Taraklı’ nın renkli simalarından Taraklı Ajans’ın sahibi, gazeteci, yazar İzzettin Kömürcü’ nün babadan kalma bugün biraz da bakkal dükkanını andıran helvacı dükkanının önünde. Hala dıngıldıyor. İzzettin Kömürcü’ye masanın tarihçesini de sorduk.

24 yıl önce Erzincanlı bir öğretmen görev yapmış orada. Boş zamanlarında o masada otururlar, çaylarını yudumlarken dertleşirler, Taraklı’nın meselelerini konuşurlar, dost muhabbetleri yaparlarmış. Masa biraz eski olduğundan ayakları oynuyormuş. Bir akşam dıngıldarken çaylar devrilmiş. Sonraları arkadaşlar arasında “bu akşam buluşalım, sohbet ederiz, şu meseleyi de konuşuruz” dediklerinde, “Dıngıldak Masada buluşuruz” diye anlaşırlar ve akşama orada oturup sohbetlerini yaparlarmış.

Dıngıldak Masada yapılan sohbetler hala devam ediyor. Ramazan Bayramı’nda Taraklı’ lı dostlarla görüşüp bayramlaşmak ve hasbihal etmek için gittiğimiz de bizde oturduk Dıngıldak Masada. İstanbul’ dan gelen misafirimiz Sanayici iş adamı Hasan Gür ile Taraklı sokaklarını gezerken, masanın hikayesini anlattım ona. Çok merak etti. Biz de oturabilecek miyiz dedi. Taraklı ’ya gelip de İzzettin Kömürcü’ yü ziyaret etmeden dönülmez elbet. Ziyaretimizde hemen masanın altında taburelerden üçünü çıkarıp oturduk. Tam sohbete başladık ki, yörenin yaşayan değerlerinden emekli öğretmen, folklor ustası Ahmet İşsever hoca katıldı aramıza. İnsanın ayrılası gelmiyor Dıngıldak Masadan. Aslında marifet sadece masada değil, güzel insanları buluşturmasında. Çayların biri geldi biri gitti. Zamanın nasıl geçtiğini fark edemedik. Masanın geleneğine aykırı olarak çay paralarını İzzettin Kömürcü vermekte ısrar etti. Sebebi ise; İstanbul’ dan misafirimiz Hasan Gür’ün olması.

Masanın bir geleneği var. Oturan çayları söyler, parasını öder. Bir de, çay parası ile ilgili anısını paylaştı İzzettin Kömürcü bizimle.

Önceki yıllarda bir kaymakam atanmış ilçeye. Bu masa dikkatini çekmiş kaymakam beyin. Masa hiç boş kalmıyor. Esnaf ziyaretleri yaptığı bir gün, İzzettin Kömürcü’ nün dükkanına geldiğinde o da oturmuş Dıngıldak Masaya. Çaylar içilmiş, sohbet yapılmış. Kaymakam sormuş, “bu küçük dükkanın geliri ile bu gelen gidenin içtiği çayların parasını nasıl karşılıyorsun” diye. İzzettin Kömürcü açıklamış. Kaymakam Bey; dostlar Dıngıldak Masaya gelir oturur, sohbet ederiz, gelen çayları söyler, parasını da o verir. Hatta benim içtiğim çayın parasını da onlar verir. Sonraki akşam kaymakam elinde para ile gelir, masaya oturur. İzzettin Kömürcü ve birkaç dost ile beraber otururlar, çaylar içilir. Paraları da kaymakam öder.

Taraklı’ ya gidip de Dıngıldak Masaya oturmayan, Taraklı’ ya gittim demesin.

İşte o masa, Taraklı’ da… DINGILDAK MASA!!

Ali ÇETİNKAYA

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA